14 December 2018, Cuma 02:31:12 İletişim Formu

Turizm

Gönderen zmtadmin On Ocak - 1 - 2010

Araştırma

Mehmet TAŞTAN | İbrahim GİRİTOĞLU

 

Termal turizmi, sağlık turizmi icerisinde değerlendirilen, iceriklerinde belli oranda mineral bulunan maden sularının dinlenme, zindeleşme, tedavi ve bunun gibi amaclarla değerlendirilmesinden doğan bir dizi ilişkiden kaynaklanmaktadır. Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan bir calışmada termal turizmi: mineralize termal sular ile camurların, kaynağın yoresindeki cevre ile iklim faktorleri bileşiminde, insan sağlığına olumlu katkıda sağlamak uzere, uzman hekim denetim ve programında: fizik tedavi, rehabilitasyon, egzersiz, psikoterapi, diyet gibi destek tedavilerle koordineli kur uygulamaları icin yapılan turizm hareketi olarak tanımlanmaktadır(Ulker, 1994:15).

Türkiye açısından termal turizminin gelişmesini gerekli kılan özellikler ise genel olarak üç ana başlık altında incelenebilir. Bu özelliklerden birincisi, Türkiye’de Termal kaynak potansiyelinin oldukça fazla olmasıdır. Türkiye yüksek bir potansiyel mevcudu ve Avrupa’ya göre daha fazla kür mevsimine sahip konumdadır. Bu durum ise Türkiye’nin termal turizmini geliştirilmesi gereken bir neden olarak belirtilebilir. Termal turizmin Türkiye açısından diğer bir önemi ise turizmin tüm yıla yayılması ve turizmin mevsimsellik özelliğinin bertaraf edilmesidir. Türkiye açısından termal turizmin geliştirilmesinin diğer bir nedeni ise insan sağlığı açısından önemli bir turizm türü olmasıdır(Yıldız ve Çetin, 2006: 62).  
Diğer yandan Türkiye önemli bir jeotermal kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından dünya’da ilk yedi ülke arasında Avrupa’da ise kaynak potansiyeli açısından birinci, kaplıca uygulamaları konusunda ise üçüncü sırada bulunmaktadır(Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2006: 39, Yıldırım, 2005: 24).  Sağlık turizminin temelini teşkil eden kaplıca ve içme kaynaklarının zenginliği bakımından dünyanın sayılı ülkeleri arasında yeralan Türkiye, bu kaynaklarını turizm açısından ise yeterince değerlendirememektedir. Türkiye’deki bazı kaplıca suları ile tarım sulaması(Pamukkalede olduğu gibi) yapılmakta ve değirmenler işletilmektedir(Avcıkurt ve Çeken, 1999: 25).
Türkiye’deki Turistik Termal arz kaynaklarına bakıldığında ise 2005 yılı sonu itibariyle turizm yatırım belgesi almış 12 tesisin yatak sayısı 2342, turizm işletme belgesi almış 30 tesisin yatak sayısı ise 8567’dir yaklaşık olarak 16000 yatak kapasitesi ise yerel idarelere tarafından belgelendirilmiştir(Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2006: 39). Yine Türkiye  Kültür ve Turizm bakanlığına göre Türkiye’deki sağlık turizminin büyük bir kısmı iç talep olmakla birlikte, yılda ortalama 10000 kişilik bir talep dış ülkelerden gelmektedir(Sayılı and Others, 2006: 625).


Copygiht © 2009 www.mehmetastan.com Mehmet TAŞTAN Kişisel Web Sayfası - Web Tasarım