17 Haziran 2019, Pazartesi 00:40:32 İletişim Formu

Osmanlı devletinin kuruluşu

Gönderen zmtadmin On Ocak - 30 - 2010

s119790583808_5224

Ramazan AYVALLI

Osmanlı devletinin kuruluşu

Dört yüz çadırla, Türkiye (Anadolu) Selçuklu Devleti’nin Bizans hudûduna yerleşen Kayı Aşîreti, 27 Ocak 1299’da Osmân Gâzî’nin adına izâfeten Osmânlı hânedanı ve devletini kurmuştur…

Dünyânın en uzun ömürlü hânedanının ve en büyük devletlerinden Osmânlı Devletinin kurucusu olan Osmân Gâzî, 1258 tarihinde Söğüt’te doğdu. Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundan Ertuğrul Gâzî’nin oğludur.

Osmânlı sultânlarının ilki olan Osmân Gâzî, İslâm terbiyesiyle yetiştirildi, kendisine İslâmî ilimler öğretildi. Devrin örf ve âdetince mükemmel bir askerî ta’lîm ve terbiyeyle yetiştirildi. Ertuğrul Gâzînin silâh arkadaşları ve kumandânlarından kılıç kullanmayı, kargı savurmayı, ata binmeyi öğrendi. Onların gazâlarını dinledi; yaptıklarından ibret alarak, gençliğinden i’tibâren gazâlara katılıp, zaferler kazandı; kumandânlık vasıflarını geliştirip kuvvetlendirdi.

Osmân Gâzî; Anadolu’nun İslâmlaştırılıp, Türkleşmesi faâliyetine katılan gönül sultânlarından, ahîlerden Şeyh Edebâlî’nin sohbetlerine katılıp, mâneviyâtını yükseltti.

 

OSMÂN GÂZΒNİN BİR RÜYÂSI

1277 yılında, on dokuz yaşındayken bir gece rüyâsında; Şeyh Edebâlî’nin böğründen bir ay çıkıp, kendi göğsüne girdiğini, sonra göbeğinden, bütün âfâkı [gökyüzünü] kaplayan bir ağacın çıktığını, yüksek dağ ve pınarlara gölge saldığını ve insanların ondan çok faydalandıklarını gördü. Rüyâsını Şeyh Edebâlî hazretlerine anlattı.

Hocası; “Müjde ey Osmân! Hak teâlâ, sana ve senin evlâdına saltanat verdi. Bütün dünyâ, evlâdının himâyesinde olacak, kızım Mâl Hâtûn da sana eş olacak” diyerek rüyâsını tâbir etti.

On dokuz yaşındayken Şeyh Edebâlî’nin kızı Mâl Hâtûn ile evlendi. Babası Ertuğrul Gâzî tarafından Kayı boyu beyliğine aday gösterildi. Ertuğrul Gâzî, 1281 yılında vefât edince, Osmân Gâzî onun yerine Kayı beyi oldu. Anadolu Selçûklu Devletinin Bizans hudûdundaki Kayılar, Söğüt kışlağı ile Domaniç yaylağı arâzîsine hâkimdiler.

Osmân Gâzî, Kayı beyi olunca, hudûd komşusu Bizans Tekfûrları ile iyi geçinmeye çalıştı. Bunlar arasında en çok Bilecik Tekfûru ile anlaşıyordu. Boyda, eskiden beri yaylağa çıkarken, ağır eşyâları Bilecik Tekfûru’na emânet etmek, buna karşılık Tekfûr’a bâzı hediyeler sunmak geleneği vardı. Emânetin teslîmi ve alınması, silâhsız kimseler ve kadınlar tarafından yapılırdı.

Aşîretlerin yaylaya çıkış ve dönüşlerinde, İnegöl Tekfûru yollarını keserek, onlara zarar veriyor, bu yüzden sık sık çarpışmalar oluyordu. Osmân Beyin kuvvet ve nüfûzunun devâmlı arttığını gören İnegöl Tekfûru Nikola, komşularından tedbîr alınmasını istedi. İnegöl Tekfûru’nun Bizanslılara ittifâk teklîfi, Bilecik Tekfûru tarafından Osmân Gâzî’ye haber verildi. Tekfûr Nikola’nın, Pazarköy(Ermenibeli)’de kuvvet topladığı tespit edilince, Osmân Gâzî, Kayı ileri gelenleri, kumandânlar ve arkadaşlarından Akçakoca, Abdurrahmân Gâzî, Aykut Alp, Konur Alp ve Turgut Alp ile görüşme yaparak, İnegöl’ün fethine karâr verdi.

1284’te Pazarköy’de meydâna gelen muhârebede, Osmân Gâzî’nin yeğeni Bay Hoca şehîd düştü. Muhârebe ardından Kulaca Kalesi fethedildi. İnegöl Tekfûru mağlûb olunca Karacahisâr Tekfûru ile birleştiler. 1288 yılında Domaniç yakınında Erice(Ekizce)’de yapılan muhârebede, Tekfûrlar tekrar mağlup edildiler.

 

BEYLİKLE?MÜKÂFÂTLANDIRILMASI

Bu muhârebede [Ekizce’de] Osmân Gâzî’nin muvaffakiyeti, Anadolu Selçûklu Sultânı Gıyâseddîn Mes’ûd Şâh tarafından mükâfâtlandırıldı. Gönderilen bir fermânla Söğüt, Osmân Gâzîye yurt olarak verildi.

Gazâ akınlarını hızlandıran Osmân Gâzî, bir baskınla İnegöl Tekfûru’nu ve pek çok askerini öldürdü. İnegöl’den pek çok ganîmet aldı. İnegöl Tekfûru’nun öldürülmesi ve Osmân Gâzî’nin devâmlı genişlemesi, Bursa ve İznik Tekfûrlarını telâşlandırdı.

Osmân Gâzî’nin Bizans Tekfûrlarına karşı tâkip ettiği siyâset; Anadolu Selçûklu Sultânlığı’nca takdîr edilip, tekrâr mükâfâtlandırıldı. 1289’da bir fermânla Söğüt’e ilâveten Eskişehir ve İnönü tarafları verilip, mîrî vergiden muâf tutuldukları gibi, Beylik alâmetlerinden alem, tuğ, kılıç ile gümüş takımlı at da gönderildi.

Osmân Gâzî’nin gazâ akınları daha da hızlandı. İznik’e akın tertiplendiyse de kale alınamadı, ama pek çok ganîmetle dönüldü. Karacahisâr ile Yarhisâr Tekfûrları, Osmân Gâzî aleyhine ittifâk kurdular.

1291’de Karacahisâr fethedilince, alınan ganîmetlerin beşte biri, Anadolu Selçûklu Devleti başşehri Konya’ya gönderilip, kalanlar muhârebeye katılan Gâzîlere dağıtıldı…

 

 

 

1292’de Sakarya Irmağının kuzeyine akın yapıldı. Bu akınlarda Sorgan köyü, Göynük, Taraklı Yenicesi ve Mudurnu taraflarının askerî mevkileri tahrip edilip, pek çok ganîmet alındı. Osmân Gâzî, gazâlarda alınan ganîmetleri hâlen kuruluş safhasında olan devletin ihtiyaçlarını tamâmlamakta kullanıyor, kalanlarını muhârebelere katılan gâzîlere dağıtıyordu. Osmân Gâzî’nin teşkîlâtlanmaya verdiği ağırlık, 1298 yılına kadar devâm etti.

Osmân Gâzî’nin ileriye dönük faaliyetleri, hudûttaki Bizans Tekfûrlarını daha da telâşlandırdı. Bilecik Tekfûru da Osmân Gâzî aleyhine ittifâk içine girdi. Bizans-Rûm Tekfûrları, Osmân Gâzî’yi muhârebe meydanında öldürüp yenemeyeceklerini anlayınca, entrikaya başvurdular. Yarhisâr Tekfûru’nun kızıyla evlenecek olan Bilecik Tekfûru’nun düğününe dâvet edip, öldürmeyi plânladılar. Osmân Gâzî’ye sûikast tertîbi, dostu Harmankaya Tekfûru Köse Mihal tarafından haber verildi.

Gerekli tedbîrleri alan Osmân Gâzî, Bizans Tekfûrları ile berâber dâvet edildiği düğüne, hediye olarak kuzu sürüsü gönderdi. Düğün sonrası yaylaya çıkacağını bildirerek, eskiden olduğu gibi değerli eşyâlarının kadınlar vâsıtasıyla kaleye alınmasını istedi. Bilecik Tekfûru, Bizans Tekfûrlarıyla ittifâk hâlinde olduğundan Osmân Gâzî’nin teklîfini kabûl edip, düğün yeri olan Çakırpınarı’na gitti. Osmân Gâzî, aşîretin eşyâsı yerine atlara silâh yükletip, harp hîlesiyle, kırk kadar gâzîyi kadın kılığında Bilecik’e gönderdi. Aşîret kâfilesi Bilecik’e gidip, şehri ele geçirdi.

Osmân Gâzî’ye karşı tertiplenen Bizans entrikası lehe çevrilip, gelin dâhil, düğüne katılanların bir kısmı esîr alındı. Geline Nilüfer adı verilip, Osmân Gâzî’nin oğlu Orhan Gâzî’ye nikâhlandı. Fethe devâm edilip, ertesi gün Yarhisâr Kalesi kuşatıldı ve ele geçirildi. Osmân Gâzî’nin kumandânlarından Turgut Alp ve Gâzîler de İnegöl’ü fethettiler…

Osmân Gâzî, Batı Anadolu’da Bizans hudûdunda fetihlerde bulunurken, Moğol İlhanlılar da Anadolu’yu istîlâ ettiler. İlhanlı Hükümdarı Gazan Hân, Anadolu Selçûklu Sultânı Alâeddin Şâhı İrân’a götürdü. Bütün Türkiye Selçûklu Devletinin toprakları, İlhanlıların eline geçti.

İlhanlı zulmünden hicret eden birçok Anadolu Selçûklu emîri ve maiyyeti, Osmân Gâzî’nin gazâlarına katılmak için hizmete geldi. Böylece Osmân Gâzî, daha da güçlendi. 1299’da istiklâlini ilân edip, tâbilikten kurtuldu. Bu arada Yarhisâr ve Yenişehir kaleleri de fethedildi.

Osmân Gâzî, yeni fethedilen Yenişehir’i merkez hâline getirdi. Burada idârî, iktisâdî ve sosyal müesseseler inşâ ettirip evler, dükkânlar, çarşı ve hamâmlar yaptırdı. Devleti beş idârî bölgeye ayırdı. Her bölgenin idâresine güvendiği, kâbiliyetli ve âdil kumandânlar tâyin etti. Oğlu Orhan Beye Sultânönü, Gündüz Alp’e Eskişehir, Aykut Alp’e İnönü, Hasan Alp’e Yarhisâr, Turgut Alp’e İnegöl bölgelerinin idâresini verdi.

Netîcede, dört yüz çadırla Türkiye Selçûklu-Bizans hudûduna yerleştirilen Kayı Aşîreti, 27 Ocak 1299’da Osmân Gâzî’nin adına izâfeten Osmânlı hânedanı ve devletini kurmuş oldu.

Osmân Gâzî İslâm dininin esâslarını, Türk örfünü teşkîlât ve müesseselerini safha safha yerleştirip, mükemmelleştiriyordu. Teşkîlât ve müessesini kurarken, İslâm dîninin farzlarından cihâd emrini de yapıyordu. Devâmlı genişleyip, teşkîlâtlanan Osmânlı tehlikesini hudûttaki Tekfûrlarla halledemeyeceğini anlayan Bizans Kayseri İkinci Andronikos Poleologos, hâssa kumandanlarından Musalon’u, Osmân Gâzî üzerine sefere gönderdi. Musalon kumandasındaki Bizans kuvvetleriyle Osmân Gâzî, 1302’de İznik’in kuzeydoğusundaki Koyunhisar Kalesi mevkiinde karşılaştılar. 27 Temmuz 1301 târihinde yapılan Koyunhisar Muhârebesinde Osmân Gâzî muzaffer oldu. Daha pek çok fetih yapıldı.

Osmânlıların Bizans hudûdunda tesîs ettiği âdil idâre; Tekfûrların zulmünden, vergilerin ağırlığından bıkan Hıristiyân ahâlîden başka, kumandânların da takdîrini kazanmıştı. 1313’te Harmankaya Tekfûru Mihal de Osmân Gâzî’nin maiyetine girip, Müslümân oldu. Köse Mihal Gâzî adını alarak, pek çok muhârebeye katıldı. Osmânlı Devletine çok hizmeti geçti.

Paylaş

Yorumlara kapalıdır.


Copygiht © 2009 www.mehmetastan.com Mehmet TAŞTAN Kişisel Web Sayfası - Web Tasarım